isminiz@tampaylas.net Ücretsiz Türkçe Webmail - kullanıcı: şifre: yeni kullanıcı aç - şifremi unuttum
Tampaylas mailinizi msn veya live messenger'da kullanmak istiyorsanız, önce buraya tıklayarak kaydettirmeniz gerekiyor.



WwW.TaMPaYLaS.NeT  

Geri git   WwW.TaMPaYLaS.NeT > (¯`·.(¯`·.TaMPaYLaS CAFé .·´¯).·´¯) > TP Sözlük > O-Ö-P-R
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Oyunlar Bütün Forumları okunmuş kabul et







VurKac.Com Yeni Dostlukların Adresi online oyun satiş
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-04-2008, 04:03 PM   #1 (permalink)
Banned
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.674
Konular: 1048
Ruh Halim:
Karizma
Rep Gücü : 0
Rep Puanı : 6363
Rep Seviyesi : employer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond reputeemployer has a reputation beyond repute
İletisim
 Sponsorlar
Standart R ile başlayan isimler


RABBANİ: (Ar.) Er. 1. Allahla ilgili. 2. Kendini bütün varlığıyla Allah'a teslim eden. Putçu inanıştan uzak, şalin amel işleyen, Allah'tan geleni kabul edip, O'nun dinine muhalif olana karşı çıkan.
RABIT: (Ar.) Er. Rabteden, bağlayan, birleştiren. Nefsini dünyadan menedip ahirete bağlamış olan.
RABITA: (Ar.) Ka. 1. İki şeyi birbirine bağlayan şey, bağ. 2. Münasebet, ilgi. 3. Bağlılık, mensub olma. 4. Sıra, tertip, usul, düzen.
RABİ: (Ar.) Er. Dördüncü.
RABİA: (Ar.) Ka. 1. Dördüncü. Saatteki salisenin 2. Tanzimattan sonra memurlukta kolağası derecesinde bir rütbe. 3. Ünlü kadın mutasavvuf.
RABİH: (Ar.) Er. Yararlı, kazançlı, karlı.
RÂCİ: (Ar.) 1. Rica eden, yalvaran, dileyen. 2. Dönen, geri gelen. 3. Nisbet ve ilgisi bulunan, dokunan.
RACİFE: (Ar.) Ka. Sur'un kıyamet
te bütün canlı lan öldürecek olan ilk üflenişi.
RACİH: (Ar.) Er. Değerli, üstün. Fıkıhta: Delil ve Burhanların tercihinde delili öncelik kazanan taraf.
RACİYE: (Ar.) Ka. 1. Rica eden, yalvaran. 2. Umutlu.
RADİ: (Ar.) Er. Boyun eğen, kabul eden, rıza gösteren.
RADİFE: (Ar.) Ka. Kıyamette üfürülecek surun ikincisi
RADİYE: (Ar.) Ka. Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen.
RAFET: (Ar.) Er. Acıma, merhamet etme, esirgeme anlamında. Kur'anı Kerim'de Nur suresi 2. ayet. Hadid suresi 27. ayette geçmektedir.
RAFEDDİN: (Ar.) Er. İslam dininin vermiş olduğu acıma, esirgeme duygusu. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
RAFIZ: (Ar.) Er. Bırakan, salıveren.
RÂFİ: (Ar.) Er. Kaldıran, yücelten, yükselten. Allah'ın isimlerinden, (bkz. AbdürraiT). Rafı' b. Hadic, sahabeden.
R AFİ A: (Ar.) Ka. Her çeşit ayaklık ve destek.
RAFİH: (Ar.) Er. Rahat ve huzurlu yaşayan.
RAĞIB: (Ar.) Er. Arzulu, isteyen, rağbet eden. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
RAĞİBE: (Ar.) Ka. (bkz. Rağıb).
RAĞBET: (Ar.) Ka. İstek, arzu. İstekle karşılama.
RAHATEFZA: (a.f.i.) Rahat artıran. Türk müziğinin bileşik makamlarından. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RAMDAN: (Fars.) Er. Yol bilen. RAHE: (Ar.) Ka. Avuç içi, el ayası.
RAHİ: (Ar.) Er. Rahat, huzurlu,
dingin. .»...' r,*
RAHİLE: (Ar.) Ka. Rahat, sakin.
RAHİM: (Ar.) Er. Esirgeyen, acıyan, koruyan, merhametli. Kur'an'da 220 yerde zikredilmiştir. Allah'ın isimlerinden, (bkz. Abdürrahim).
RAHİME: (Ar.) Ka. Hafif sesli, latif konuşan kadın demektir, (bkz. Rahim).
RAHİYE: (Ar.) Ka. Bal ansı.
RAHMAN: (Ar.) Er. Bütün canlılara merhamet eden, koruyan. Kur'anı Kerim'de 55'ten fazla yerde zikredilmiştir. Yine Kur'anı Kerim'in 55. suresinin adıdır. Allah'ın isimlerinden "abd" takısı alarak isim olarak kullanılır, (bkz. Abdürrahman).
RAHMANİ: (Ar.) Er. Allah'tan gelen, kutsal, Allah'a özgü. •>*
RAHMET: (Ar.). Acıma, esirgeme, koruma, yarlığama. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RAHMETİ: (Ar.) Er. Rahmetle ilgili.
RAHMETULLAH: (Ar.) Er. Allah'ın esirgemesi, koruması.
RAHMİ: (Ar.) Er. Acımayla ilgili.
RAHMİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Rahmi).
RAHŞAN: (Fars.) Ka. Parıltılı. Işıltı.
RAHŞENDE: (Fars.) Ka. Parıldayan, panldayıcı.
RAİD: (Ar.) Er. Gürleyen, gürüldeyen.
RAİDE: (Ar.) Ka. Gürleyen bulut.
RAİF: (Ar.) Er. Acıması olan, merhametli.
RAİFE: (Ar.) Ka. (bkz. Raif).
RAİK: (Ar.) Er. Sade, saf, halis.
RAİKA: (Ar.) Ka. Sade, saf, katışıksız.
RAKIM: (Ar.) Er. Yazan, çizen. Yükselti.
RAKİ: (Ar.) Er. Namazda eğilen, rüku' eden. Kur'anı Kerim'de 4 yerde bu anlamda zikredilmiştir.
RAKÎB: (Ar.) Er. Herhangi bir alanda üstünlük sağlamaya çalışan taraflardan herbiri. Koruyucu. "Görüp gözeten" Allah'ın isimlerinden.
RAKİD: (Ar.) Er. Hareketsiz:, durgun, yavaş.
RAKİDE: (Ar.) Ka. Durgun, sessiz, hareketsiz.
RAKİK: (Ar.) Er. 1. İnce. Yufka yürekli. 2. Köle veya cariye.
RAKİKA: (Ar.) Ka. (bkz. Rakik).
RAM: (Fars.) Er. İtaat eden, boyun eğen, kendisini başkasının emrine bırakan. İki isimlerde kullanılır. Ramcan, Ramcanan gibi.
RAMAZAN: (Ar.) Er. Hicri (kameri) ayların dokuzuncusu, oruç ayı. Kur'an'da Bakara suresi 185. ayette ismi geçen ay ismi.
RAMİ: (Ar.) Er. Atan, atıcı.
RAMİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Rami).
RAMİZ: (Ar.) Er. 1. Akıllı, zeki. 2. İşaretlerle simgelerle gösteren.
RAMİZE: (Ar.) Ka. (bkz. Ramiz).
RÂNÂ: (Ar.) Ka. 1. Güzel, hoş latif, parlak. Çok iyi, çok ala. 2. Arapça'da "er'an" kelimesinin müennesi olup "ahmak, sünene kadın" demektir. Erkek adı olarak da kullanılır.
RASÂFET: (Ar.) Ka. Sağlamlık, dayanıklılık.
RASÂNET: (Ar.) Ka. Sağlamlık, dayanıklılık, metanet.
RASİ: (Ar.) Er. Kımıldamayan, oynamayan, sabit. Lenger atmış olan, demir üzerinde bulunan gemi.
RASİA: (Ar.) Ka. Kabara. Kabara gibi yer yer konulan süs.
RASİF: (Ar.) Er. 1. Sağlam dayanıklı. 2. Denizin yüzüne çıkmış kayalar. 3. Taş, temel, rıhtım.
RASİFE: (Ar.) Ka. Rıhtım, su içine yapılan set.
RASİH: (Ar.) Er. 1. Sağlam, temeli güçlü, dayanıklı. 2. Bir bilimde, özellikle din alanında çok derinleşmiş olan (kimse). Kur'an'da Rasihûn olarak geçer.
RASİHA: (Ar.) Ka. (bkz. Rasih).
RÂSİM: (Ar.) Er. Resim yapan.
RÂSİME: (Ar.) Ka. 1. Âdet, töre. Merasim, tören. 2. Formalite.
RASİN: (Ar.) Er. Sağlam, dayanıklı, güçlü.
RASİYE: (Ar.) Ka. Büyük dağ.
RAST: (Fars.) 1. Sağ. 2. Haklı, doğru. Uygunluk. 3. Türk müziğinin en eski makamlarından. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RASTAN: (Fars.) Er. Doğru olanlar, haklı olanlar, haklılar.
RASTBİN: (Fars.) Herşeyin doğrusunu gören. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
R AŞTİ: (Fars.) Er. Doğruluk, gerçeklik, istikamet.
RASTKÂR: (Fars.) Er. Doğru adam.
R AŞ AN: (Ar.) Ka. Titreme, titreyiş.
RAŞİD: (Ar.) Er. 1. Olgun, ergin, akıllı. 2. Doğru yolda olan. 3. Hak din olan İslam'ı kabul eden. Kur'an'da Hucurât suresi ayet 7'de geçmektedir. Ayrıca 4 halife için Raşid halifeler denmiştir. Türk dil kuralına göre "dA" olarak kullanılır.
RAŞİDE: (Ar.) Ka. (bkz. Raşid).
RATİB: (Ar.) Er. 1. Sıralayan, düzenleyen (kimse). 2. Sabit, sağlam, yerleşmiş. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır. ,.
RATİBE: (Ar.) Ka. (bkz. Ratib).
RAUF: (Ar.) Er. Esirgeyen acıyan, çok merhametli. Allah'ın isimlerinden. "Abd" takısı alarak kullanılır. (bkz. Abdürrauf). Kur'anı Kerim'de 10'dan fazla yerde geçmektedir.
RAUFE: (Ar.) Ka. (bkz. Rauf). RAVEND: (Fars.) Er. Kökleri ve saplan ilaç olarak kullanılan karabuğdaygillerden bir bitki.
RAVZA: (Ar.) Ka. Çimeni, ağacı bol olan yer, bahçe. Ravzai Mutahhara; Rasulullah'ın medfun olduğu mekan.
RAYET: (Ar.) Bayrak. Sancak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RAYİHA: (Ar.) Ka. Güzel koku.
RAYİHAN: (a.f.i.) Er. Han bayrağı, han sancağı.
RÂZÎ: (Ar.) Er. Boyun eğen, kabul eden, rıza gösteren. İslam dünyasında meşhur bir isimdir.
RAZİ YE: (Ar.) Ka. Kabul eden, rıza gösteren, boyun eğen.
REBAB: (Fars.) Ka. 1. Bir çeşit kemence. 2. Arapça'da dostlar anlamına gelir. Hz. Hüseyin'in hanımının ismidir
REBİ: (Ar.) Er. Bahar, ilkyaz.
REBİA: (Ar.) Ka. (bkz. Rebi).
REBİYE: (Ar.) Ka. 1. Kış sonlarında yapılan ekim. 2. Eskiden ozanlann bahara girerken büyüklere sundukları kaside.
RECA: (Ar.) Er. Umut, umma. İstek, dilek.
RECAİ: (Ar.) Er. İsteyen, rica eden, yalvaran. Allah'a yalvaran. Ashab'ın kullandığı isimlerdendir.
RECEP: (Ar.) Er. 1. Hicri kameri ayların yedincisi, üç aylann ilki. 2. Gösterişli, haybetli.
REFAH: (Ar.) Ka. Bolluk, rahatlık, sıkıntı içinde olmamak.
REFAHET: (Ar.) Ka. Bolluk, gürlük.
REFAKAT: (Ar.) Ka. Refiklik arkadaşlık, yoldaşlık.
REFET: (Ar.) Er. Acıma, merhamet etme, esirgeme. Kur'anı Kerim'de Nur suresi ayet 2 ve ve Hadid suresi 27. ayette geçmektedir.
REFETTİN: (Ar.) Er. (bkz. Rafeddin).
REFHAN: (Ar.) Ka. Varlık içinde yaşayan.
REFİ: (Ar.) Er. Yüksek, yüce, saygın.
REFİA: (Ar.) Ka. (bkz. Refi).
REFİG: (Ar.) Er. Bolluk ve rahat içinde geçinen.
REFİH: (Ar.) Er. (bkz. Refhan).
REFİHA: (Ar.) Ka. (bkz. Refıh).
REFİK: (Ar.) Er. 1. Arkadaş, yol arkadaşı, yoldaş. Muavin, yardımcı. 2. Koca. 3. Ortak. 4. Mesleğe yeni giren kimsenin rehber olarak tanıdığı kişi. Kur'an'da geçen bir isimdir.
REFİKA: (Ar.) Ka. Eş, kan, zevce.
REFREF: (Ar.) 1. İnce, yumuşak kumaş. 2. Kenar saçağı. 3. Döşek, döşeme, minder, yastık. 4. Kuşu çok olan çimenlik. 5. Dalları salkım salkım olan ağaç. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
REFTAR: (Fars.) Ka. Salınarak, edalı yürüyüş.
REGAİP: (Ar.) 1. Çok istek gören, beğenilen. 2. Armağanlar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
REHA: (Fars.) Er. 1. Kurtulma, kurtuluş. 2. (Ar.) Bolluk, genişlik, varlık.
REHAMET: (Ar.) Ka. Sesin ince, yavaş ve tatlı olması.
REHASET: (Ar.) Ka. 1. Tazelik, yumuşaklık. 2. Ucuzluk.
REHAVİ: (Fars.) Er. Türk müziğinin en eski birleşik makamı.
REHA Yİ: (Fars.) Kurtulma, necat. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
REHBER: (Fars.) Er. Yol gösteren, kılavuz.
REİS: (Ar.) Er. Başkan, baş.
REKÂNET: (Ar.) Ka. Ağırbaşlılık, gururluluk.
REKİN: (Ar.) Er. Gururlu, ağırbaşlı. Yüce, yüksek.
REKİNE: (Ar.) Ka. (bkz. Rekin).
REKİZ: (Ar.) Er. 1. Gizli, gömülü define. 2. Sağlam, adamakıllı.
REMİDE: (Fars.) Ka. Ürkmüş, korkmuş.
REMİZ: (Ar.) Er. 1. İşaret, mer***** isteğini işaretle ifade etme. 2. Alamet, amblem.
REMZİ: (Ar.) Er. Remizle ilgili, remze ait, sembolik, simgesel.
REMZİ YE: (Ar.) Ka. (bkz. Remzi).
RENÂN: (Ar.) Er. İnleyen, çınlayan.
RENGİDİL: (Fars.) Ka. Türk müziğinde bir makam.
RENGİN: (Fars.) Ka. 1. Renkli, parlak renkli. 2. Güzel, hoş. Süslü.
RENGİN AR: (Tür.) Ka. Nar renginde olan.
RESÂ: (Fars.) Ka. Yetişen, yetiştiren, erişen.
RESAİ: (Ar.) Er. Süsler, süs. RESAN: (Fars.) Erişenler, yetişenler, ulaşanlar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RESANE: (Fars.) Ka. Özlem, hasret
RESANET: (Ar.) Ka. Sağlamlık, metanet.
REŞAT: (Fars.) Er. Layık, değer, yakışır.
REŞİDE: (Fars.) Ka. Yetişmiş, olgunlaşmış, ermiş.
RESMİ: (Ar.) Er. 1. Devletle ilgili olan. 2. Törenle yapılan. 3. Çok ciddi.
RESMİGÜL: (Fars.) Ka. Gül gibi güzel, gül biçiminde.
RESMİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Resmi).
RESUL: (Ar.) Er. Bir kimsenin sözünü başka bir kimseye tebliğ eden kişi. Elçi, Allah elçisi peygamber. Yeni bir kitap ve şeriatle gönderilen peygamber.
RESULHAN: (a.f.i.) Er. Hükümdarların elçisi.
REŞAD: (Ar.) Er. 1. Doğru yolda, hak yolda yürüme. 2. Sultan Reşad; Osmanlı son dönem padi şahlarındandır. Türk dil kuralına göre "dA" olarak kullanılır.
REŞİD: (Ar.) Er. 1. Cenabı Hakk'ın isimlerinden. 2. İyi ve doğruyu seçebilen, malını idare gücü olan, rüşd yaşına ulaşmış akil ve baliğ (kişi) ergin, erişkin. 3. Akıllı hareket eden doğru yolda giden. Abdürreşid olarak kullanılır. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
REŞİDE: (Ar.) Ka. (bkz. Reşid).
REŞİDUDDİN: (Ar.) Er. Dinin akıllı kişisi, dini olgunluğa ulaşmış kişi.
REŞİK: (Ar.) Er. Uzun boylu, yakışıklı.
REVA: (Fars.) Er. Yakışır, uygun, yerinde.
REVAH: (Ar.) Er. 1. Bir şeyi elde etmeden doğan neşe. 2. Güneş battıktan sonra gece oluncaya kadar geçen zaman.
REVAHA: (Ar.) Ka. (bkz. Revah). Ünlü sahabi Abdullah b. Revaha'nm babası.
REVAHİ: (Ar.) Er. Bal arılan.
REVAİD: (Ar.) Er. Gürleyen bulutlar.
REVAN: (Fars.) 1. Akan, su gibi akıp giden. 2. Ruh, can. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
REVHA: (Ar.) Er. Rahaüık . Gönül rahatlığı.
REVİŞ: (Fars.) Er. Biçim, tarz, üslup. Tutum, davranış, yol. REVNAK: (Ar.) Ka. Parlaklık, güzellik, tazelik, süs.
REVZEN: (a.f.i.) Ka. Pencere.
REY AN: (Ar.). Herşeyin evveli, ilk zamanı, tazelik zamanı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
REYHAN: (Ar.) Ka. 1. Fesleğen, güzel kokulu bir süs bitkisi. 2. Rızık, geçimlik, rahmet anlamına da gelir.
REYYA: (Ar.) Ka. Güzel koku, reyhan.
REYYAN: (Ar.) Suya kanmış, suya doymuş. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
REZAN: (Ar.) Er. Ağırbaşlı, gururlu. ,
REZZAK: (Ar.) Er. Bütün canlıların rızkını veren , onları nimetlendiren anlamında. Allah'ın isimlerinden. "Abd" takısı alarak kullanılır, (bkz. Abdiirrezzak).
REZZAN: (Ar.) Ka. Ağırbaşlı, ağır, onurlu. ,
RIDVAN: (Ar.) Er. 1. Rıza, razılık, razı olma. 2. Cennet kapısında bekleyen melek. Kur'an'da 10'dan fazla yerde geçmektedir.
RIFAT: (Ar.) Er. Yükseklik, yücelik, itibar, yüksek mertebe.
RIFKI: (Ar.) Er. Yumuşaklık, mülayimlik, yumuşak başlılık, naziklik, tatlılık.
RIFKIYE: (Ar.) Ka. (bkz. Rıfkı).
RIZA: (Ar.) Er. Razılık, razı olma, hoşnutluk, memnuniyet, muvafakat, kabul. Bir şeyin olmasına muvafakat etme. Kadere mukadderata boyun eğme.
RIZKULLAH: (Ar.) Er. Allah'ın verdiği nimet. Nimetler veren Allah'ın kulu.
RİAYET: (Ar.) 1. Gütme, gözetme. 2. Sayma, saygı, itibar. 3. Ağırlama. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RİCAL: (Ar.) Er. 1. Erkekler. 2. Onur sahibi kimseler.
RİKAB: (Ar.) Er. Büyük, saygın bir kimsenin huzuru, önü. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
RİKKAT: (Ar.) Ka. İncelik, naziklik. Sevecenlik, acıma duygusu.
RİMAYET: (Ar.) Ka. Atıcılık, ok, kurşun, gülle gibi şeyleri atmada usta.
RİNDAN: (Fars.) Ka. Dünya işini boş görenler, alçakgönüllüler, kalenderler.
RİSALE: (Ar.) Ka. 1. Mektup. 2. Kısa yazılmış, küçük kitap. 3. Dergi, mecmua.
RİSALEDDİN: (Ar.) Er. Dinin elçisi, peygamberi. Türk dil kuralına göre "dA" olarak kullanılır.
RİSALET: (Ar.) Er. Elçilik. Peygamberlik.
RİVA: (Ar.) Suya kanmışlar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RİYASET: (Ar.) Reislik, başlık, baş olma, başkanlık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RİYAZ: (Ar.) Er. Bahçeler, ağaçlık çimenlik yerler, ravza.
RİYAZET: (Ar.) Nefis kırma, dünya lezzetlerinden ve rahatından sakınma, perhizle, kanaatle yaşama. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RUHAN: (Fars.) Ka. Güzel kokan, güzel kokulu.
RUHANİ: (Fars.) Er. Ruhla ilgili. Gözle görülmeyen.
RUHCAN: (Tür.) Er. Ruh ve can isimlerinden bileşik isim.
RUHFEZA: (Tür.) Ka. Yükselen
ruh, yüksek ruh.
RUHİ: (Ar.) Er. Ruhsal, ruhla ilgili.
RUHİDDİN: (Ar.) Er. Dinin ruhu, özü. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
RUHİNUR: (f.a.i.) Ka. Nurlu, aydınlık yüzlü.
RUHİŞEN: (a.f.i.) Ka. Şen, neşeli, canlı kimse.
RUHİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Ruhi). RUHNEVAZ: (Fars.) Ka. 1. Ruh ok
şayan. 2. Türk müziğinde bir makam.
RUHSADE: (Fars.) Ka. Yanağını,
yüzüne süren, yüzünü sürmüş. }>
RUHSAL: (Tür.) Ka. Ruhla ilgili olan, ruhi.
RUHSAR: (Fars.) Ka. Yanak. Yüz, çehre.
RUHSARE: (Fars.) Ka. (bkz. Ruhsar).

RUHSAT: (Ar.) İzin, müsaade. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RUHŞAN: (Ar.) Er. Yüce, üstün, şanlı, ruh.
RUHŞEN: (a.f.i.) Ka. (bkz. Ruhişen).
RUHUGÜL: (Ar.) Ka. Güzel, temiz, latif kimse, gül ruhlu.
RUHUNUR: (Tür.) Ka. (bkz. Ruhinur).
RUKİYE: (Ar.) Ka. Büyüleyici, sihirleyici, efsun. Peygamberimizin kızlarından birinin adıdır.
RUŞEN: (Fars.) Er. Aydın, parlak. Belli, aşikar.
RUŞENİ: (Fars.) Er. 1. Aydınlık, açıklık. Belli olma. 2. Bir tarikatın adı. Halvetiyyenin Ruşeni kolunun kurucusu olan Aydınlı Ömer Dede'dir.
RUZAN: (Fars.) Ka. Günler, gündüzler. /V'^f!
RUZİ: (Fars.) Er. 1. Gündüze ait, gündüzle ilgili. 2. Rızık, azık, kısmet, nasip.
RUZİYE: (Fars.) Ka. Gündüze ait, gündüzle ilgili. '•/*>*
RÜCUM: (Ar.) Er. Akan yıldız. ''
RÜÇHAN: (Ar.) Er. Üstünlük, üstün olma.
RÜKNEDDİN: (Ar.) Er. Dinin temel direği. Türk dil kuralına göre "dA" olarak kullanılır.
RÜKNİ: (Ar.) Er. 1. Bir şeyin en sağlam yanı. 2. Saygın, güçlü, önemli kimse
RÜKUNET: (Ar.) Ka. Ağırbaşlılık, gururluluk.
RUSTEM: (Fars.) Er. Yiğit, kahraman. İran'ın ünlü pehlivanı ve savaşçısı.
RÜSTÎ: (Fars.) Er. Yiğitlik. Üstünlük. Kuvvet
RÜSUHİ: (Ar.) Er. 1. Sağlam, güçlü. 2. Becerikli, yetenekli.
RÜŞTÜ: (Ar.) Er. Doğru yolda olan. Akıllı, ergin.
RÜVEYDA: (Ar.) Ka. Hoş, ince, rjazik, Rüveyde.
RÜVEYDE: (Ar.) Ka. (bkz. Rüveyda).
RÜVEYHA: (Ar.) Ka. Zariflik, incelik.
RÜVİDE: (Ar.) Ka. (bkz. Rüveyde).
RÜYA: (Ar.) Ka. 1. Uyku sırasında görülen şey, düş. 2. Hayal, umut.
RÜYET: (Ar.) Görme, seyretme, bakma, görüş. Basiret, isabetli düşünme hassası. Kalp gözüyle manevi alemi görme, müşahade. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
RÜZGÂR: (Fars.) Er. 1. Zaman, devir. 2. Dünya, alem. 3. Talih. 4. Yel.
employer isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:27 AM .


vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0
Youtube eXTReMe Tracker